
Gündelik dilde ikisine de “süre doldu” deriz; hukukta ise sonuçları farklıdır. Bu yazı genel bilgidir; belirli bir süre için güncel mevzuatı ve kendi tarihlerinizi mutlaka kontrol edin.
Zamanaşımı
Zamanaşımı, hakkın kendisini yok etmez; borçluya “zamanaşımına uğradı” diyerek borcu ödemekten kaçınma imkânı verir. Bu itirazı borçlunun ileri sürmesi gerekir; hâkim kendiliğinden dikkate almaz. Zamanaşımı bazı hallerde durabilir, bazı hallerde kesilebilir ve kesildiğinde süre yeniden başlar. Genel zamanaşımı süresi on yıldır; bazı alacaklar için daha kısa süreler öngörülmüştür.
Hak düşürücü süre
Hak düşürücü sürede ise süre dolunca hakkın kendisi sona erer. Hâkim bu süreyi kendiliğinden dikkate alır; süre durmaz ve kesilmez. En bilinen örneklerden biri, iş sözleşmesi feshedildiğinde işe iade talebi için fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurma zorunluluğudur.
Neden önemli?
Bir sürenin hangi türden olduğunu bilmek, ne zaman harekete geçmeniz gerektiğini belirler. Zamanaşımında geç kalmak bazen karşı tarafın itirazına bağlıdır; hak düşürücü sürede geç kalmak ise hakkı kesin olarak kaybettirebilir. Bu fark, “biraz bekleyip bakayım” demenin bedelini değiştirir.
Süre nasıl başlar?
Çoğu süre, bir olayın ya da bildirimin tarihinden başlar: fesih bildirimi, tapu devri, ihtar, tebligat. Tebligatın size ulaştığı gün ile belgenin üzerindeki tarih farklı olabilir; zarfı veya e-tebligat bildirimini saklayın. Resmî tatiller ve adli tatil bazı sürelerin hesabını etkileyebilir; bu hesabı kendiniz yapmaya çalışmak yerine ilk fırsatta bir uzmana sorun.
Pratik öneriler
Önemli bir belge aldığınızda tebliğ tarihini hemen not edin, takvime hatırlatma ekleyin ve belgenin bir kopyasını saklayın. Süresi belli olmayan bir konuda bile “ne kadar süre var” sorusunu ilk görüşmenin ilk sorusu yapın.
Bu yazı belirli bir olay için görüş niteliği taşımaz; süreler ve istisnalar mevzuata göre değişebilir.
Günlük hayattan örnekler
Kira alacağında ve ticari alacaklarda süreler farklı olabilir; iş alacaklarında kıdem tazminatı ve fazla mesai gibi kalemlerin her biri için ayrı süre kuralları bulunabilir. Bu yüzden “kaç yıl var?” sorusunun tek bir cevabı yoktur; hangi hakkın söz konusu olduğunu bilmek gerekir. Bir alacağın varlığını kabul eden yazılı bir ödeme sözü veya kısmi ödeme, bazı hallerde süreyi kesebilir; böyle bir belgeniz varsa mutlaka saklayın.
Yaygın yanlış anlamalar
“Dava açmasam da süre işlemeye devam eder” inancı yanlış değildir ama eksiktir: ihtarname göndermek her zaman süreyi durdurmaz. “Karşı taraf ödeme sözü verdi, acele etmeme gerek yok” düşüncesi de risklidir; söz verilmiş olması süreyi kendiliğinden uzatmaz. Emin olmadığınız her durumda tarihleri yazılı olarak teyit etmeniz ve süreyi bir uzmanla birlikte hesaplamanız en güvenli yoldur.
Kısa bir kontrol listesi
Bir uyuşmazlıkla karşılaştığınızda şu soruları sırayla sorun: Olay hangi tarihte oldu? Bana ne zaman bildirildi? Bildirimin yazılı kanıtı var mı? Konuyla ilgili özel bir süre öngörülmüş mü? Bu soruların cevaplarını kağıda geçirip ilk görüşmeye getirmeniz, uzmanın sizin için doğru süreyi hızla belirlemesine yardımcı olur. Kesin sonuç değil, doğru tarihlerle başlamak sizi korur.